Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2013 Pazartesi

Zor Dostum


Geçtiğimiz sezonu hiç istediği gibi geçiremeyen Beşiktaş daha doğrusu yeni adıyla Beşiktaş Integral Forex için bu sezon da çok zorlu geçecek gibi gözüküyor. Çok kısıtlı bir bütçeyle yola çıkan Beşiktaş mütevazi kadrosuyla nereye kadar gidebilecek merak konusu.

Beşiktaş'ta yaz döneminde yine çok fazla değişiklik yaşandı. Koç Erman Kunter sportif direktörlüğe getirilirken onun yerine Ahmet Kandemir baş antrenörlüğe  getirildi. Kadro da yine baştan aşağıya yenilendi. Muratcan Güler'le birlikte genç oyuncular Kartal ve Doğukan takımda tutulurken bu isimler hariç tüm kadro değişti. Beşiktaş'ın bu sezonki bütçesi ise sadece 2.5 milyon dolardı. Yani tüm bu değişim bazı takımların sadece bir oyuncuya verdiği bir miktarla  gerçekleştirilmek zorunda kaldı. Ancak buna rağmen bu para doğru kullanıldı mı derseniz bana kalırsa hayır. Kadroya yapılan yabancı tercihleri genelde kolej çıkışlı oyunculardan ve Kandemir'in eski öğrencilerinden seçildif. Iverson, Foster ve Broekhoff profesyonel olarak ilk yıllarını geçirecekler. Buckman ve Lofton ise ligimizi daha önceden tanıyan isimler. Bana göre en doğru yabancı tercihiyse kadroya en son katılan Doron Perkins oldu. Geçmişinde Maccabi ve Olympiakos gibi 2 Avrupa devinin formasını giymiş çok kariyerli bir oyuncuydu. Geçirdiği sakatlık onun kariyerini sekteye uğratsa da Beşiktaş'ta istediği sıçramayı tekrar yapacaktır. Transferin sonlarına doğru Perkins'in kucağına düşmesi belki de Beşiktaş'ın bu sezonki en büyük şansı oldu. Yerli olarak ise Caner Topaloğlu, Mehmet Yağmur, Gökhan Şirin, Tomislav Ruzic ve Mehmet Şanlı kadroya katıldı.

Kadro mühendisliği konusunda bana göre çok büyük yanlışlar yapıldı. Öncelikle son ana kadar belki de en net eksiklik olarak gözüken point guard mevkisine takviye yapılmadı. Belki de Mehmet Yağmur Rixos Cup'ta sakatlanmasa bu takviye daha da gecikecekti. Bu bölge için ilk etapta düşünülen Foster ve Lofton daha çok şutör oyuncular. Oyun kurucu mevkisinin basketbolda ne kadar önemli olduğunu da göz önüne aldığımızda Perkins büyük şans Beşiktaş için. Oyunun her alanına katkı verebilen aynı zamanda savunma konusunda da oldukça başarılı bir oyuncu. Nitekim geldiğinden bu yana sergilediği performans da bunu doğruluyor. Neredeyse her maç 5+ ribaunt ve asist rakamlarına ulaştı. Ayrıca Perkins sahada oldukça Beşiktaş doğru hücum edebiliyor. Kandemir'in eski öğrencileri Buckman ve Lofton transferleri de sıkça eleştirildi ve eleştirilmeye de devam ediyor. Buckman daha önce ligimizde iyi bir performans göstermiş olsa da daha sonra ağır sakatlıklar geçirdi ve henüz tam olarak toparlanabilmiş değil. Keza Lofton da iki ucu keskin bıçak gibi. Eli ısındığı zaman durdurulamaz bir oyuncuya dönüşürken diğer zamanlarda takıma zarar verecek performanslar gösteriyor. Özellikle kadroda Kevin Foster tarzı benzer hatta daha iyi savunmacı bir oyuncu varken Lofton transferi Kandemir'in eski öğrencisine bir kıyağı gibi oldu. 2 oyuncu da hazırlık maçlarından itibaren çok inişli çıkışlı performanslar gösteriyorlar.

                              

Çaylak yabancılara bakacak olursak özellikle Colton Iverson bu sezon dikkatle takip edilmesi gereken bir isim. Iverson Colarado State'te başarılı bir kariyer geçirdikten sonra draftta Boston Celtics tarafından 2. turda seçildi ve sözleşmesinde de geri dönüş opsiyonu bulunuyor. Colton müthiş bir ribauntçu ve savunmada da ortayı iyi kapatıyor. Ayrıca post oyunu da yaşına ve tecrübesine göre hiç fena değil. Iverson'la ilgili 2 büyük soru işareti var ki bu onların sene boyunca göstereceği performansı doğrudan etkileyecek şeyler. 1.'si kendisinin Avrupa basketbolunu neredeyse hiç bilmemesi. En basitinden Avrupa basketbolunun can damarı olan pick&roll'leri nasıl karşılayacağını hiç bilmiyor, bu yüzden çok çabuk faul problemine giriyor. Eğer bu konuda kendini geliştiremezse kendi performansını sınırlayacak. Ayrıca pick&roll'ü iyi oynayabilen takımlar da Beşiktaş Integral Forex'e çok ciddi zararlar verebilir. Bu konuda antrenörlere büyük önem düşüyor. Bu konuda henüz kayda değer bir gelişme sağlayamadı ancak henüz çok erken. Sezonun ilerleyen dönemlerinde bu konuya ayrıca dikkat edeceğim. 2. soru işareti ise kendisinin efektif olarak kullanılamaması. Bir türlü hücumda yeterli sayıda top eline değmiyor ve uzun süre onu kullanmadan hücum etmeye çalışıyor Beşiktaş. Bu da büyük bir sorun çünkü o zaman dış adamların becerisine kalıyor iş. Bu da genelde Lofton'ın, Muratcan'ın 20 saniye topu elinde tutarak kullandıkları hücum oluyor. Bu noktada takımın dümenlerinin Perkins'e teslim edilmesi çok önemli. Böylece top Iverson'a doğru zamanda inebilir ve bu da Beşiktaş adına daha verimli hücumlar olmasını sağlar. Eğer Beşiktaş Iverson hakkında bu 2 konuyu çözüme kavuşturamazsa bu büyük potansiyelden layıkıyla faydalanamamış olacak.

Broekhoff ve Foster ise şu ana kadar beklentileri karşılayamadı. Özellikle Lofton'ın gelişinden sonra Foster gözden çıkartılmış gibi. Hatta bir ara takımdan ayrılacağı da konuşuldu. Şimdiye kadar ligde ve kupada tribüne çıkan isim de hep o oldu. Foster belki iddialı bir kolejde oynamadı ancak buna rağmen çok iyi bir performans gösterdi, çok iyi bir şutör ayrıca topa baskıyı da fena yapmıyor o yüzden bu kadar çabuk gözden çıkartılması şaşırtıcı. Kadroda Foster gibi bir oyuncu varken Lofton'a bu kadar kredi verilmesi de ayrı bir soru işareti. Broekhoff ise kurulu bir düzen içerisinde önemli görevler üstlenebilecek bir oyuncu ancak Beşiktaş'ta henüz o düzen kurulu olmadığı için şimdiye kadar kendini gösterebilmiş değil. Pozisyonuna göre çok iyi bir ribauntçu ayrıca etkili de bir şutör. Henüz istediği süreleri de alamadı ancak sezonun ilerleyen döneminde performansının artması olası. Burada yine iş Perkins'e düşüyor. Hücumları Muratcan ya da Lofton değil Perkins yönlendirirse Beşiktaş'ta işler olumlu anlamda değişecek.

             

Yerli oyunculara gelecek olursak sıkıntı artıyor çünkü yazımın başında da belirttiğim gibi kadro mühendisliğinde hatalar yapıldı. 4 numarada büyük sıkıntılar var. Gökhan Şirin'in fiziği onun bu pozisyonda oynamasını zor hale getiriyor. Ruzic ise yaşının da vermiş olduğu sıkıntılar yüzünden bu pozisyon için fazlasıyla yavaş. Bu yüzden Buckman ve Iverson'ın süreleri düşüyor ve bu da Beşiktaş pota altını daha yumuşak hale getiriyor. Diğer yerliler Muratcan, Caner ve Mehmet Yağmur ligin önemli görev adamlarından. Ancak Mehmet Yağmur şanssız bir biçimde sakatlandı ve bir süre daha takımdan ayrı kalacak. Muratcan Güler ise inanılmaz formsuz bir dönemden geçiyor. Savunmada çok çabuk geçiliyor, hücumda ise takıma fazlasıyla zarar veriyor. Her ne kadar son 2 maçta hücum yönünü biraz toparlasa da hala vasat bir performans gösteriyor. Caner Topaloğlu ise belki de şu ana kadar beklenilen katkıyı veren tek isim. Ancak onun da süreleri henüz hak ettiği seviyelerde değil.

Genel olarak değerlendirmek gerekirse Beşiktaş henüz doğru rotasyonu kuramadı. Özellikle Türkiye ligindeki yabancı sınırlaması Beşiktaş'ın doğru beşi bulmasını fazlasıyla engelliyor. Perkins ve Iverson'ın mutlaka fazla süreler alması gerekiyor ancak yanlarında kimlerin hangi rotasyonla oynaması gerektiği soru işareti. Takımın en önemli ismi Doron Perkins henüz tam olarak takıma adapte olmuş değil ayrıca fiziksel olarak da %100'ünde değil. Tam formunu bulduktan sonra çok şey değiştirecektir ancak bu noktada Beşiktaş'ı şöyle bir sorun bekliyor. Perkins Avrupa'nın gözde oyuncularından biri ve Euroleague'de ilk turlar bittikten sonra kendisine teklif gelmesi çok olası. Bu noktada Beşiktaş'ın onu takımda tutması çok önemli. Savunma konusunda da kısaların çok çabuk geçilmesi ciddi sıkıntılar oluşturuyor. Hücumun fazlasıyla tıkanması da bir başka sorun. Nitekim kaybedilen Eurocup mücadelesinde bu sıkıntıların başlarına ne gibi sorunlar açabileceğinin sinyalleri çok net olarak gözüktü. Peşinden Arroyo'suz Galatasaray'a kaybetmeleri de Beşiktaş Integral Forex adına eksi bir puan. Düşük bir bütçeyle yola çıkılmış olabilir ancak kadro mühendisliğinde daha doğru işler yapılabilirdi böylece şu an bu sıkıntılar yaşanıyor olmazdı.

Sonuç olarak Beşiktaş'ın bu sene fazlasıyla sıkıntıları var ve bunları bir şekilde çözmeleri lazım. Özellikle ligin kalitesinin bu sene daha da arttığını düşünürsek umulmadık mağlubiyetler alınabilir. Yani kısacası bu sene Beşiktaş'ın işi zor dostum, çok zor...



19 Ocak 2013 Cumartesi

Uzun Vade


Uzun zamandır bloga yazamıyorum yoğun sınav takvimim nedeniyle. Yakın bir zamanda "Koçum Benim" de yapacağımız için Erman Kunter merkezli Beşiktaş basketbol değerlendirmesi yapmaya karar verdim.

Kısaca yazamadığım dönemde neler olduğuna değinecek olursak takıma Ewing ve Cemal takviyeleri yapıldı, Dasic takımdan ayrıldı, Carlos Arroyo Galatasaray'a gitti, "Kalde" firması ile göğüs reklamı sponsorluğu imzalandı, Top 16'ya kalındı ancak henüz galibiyet alınamadı ve son olarak da Serhat Çetin kadro dışı bırakıldı. Ewing ve Cemal takviyeleri önemliydi. Takımın eksikleri olduğu barizdi nitekim hala var ancak ikisinin de ben önemli katkılar yapacağını düşünüyorum. Diğer olaylara gelecek olursak bana göre Arroyo olayı büyük bir yönetim skandalıdır. Basketbol Şube Sorumlusu Abdullah Sözer'in zaten bu göreve uygun kişi olduğunu düşünmüyordum. O da her demeci ve hareketiyle bunu belli ediyor. Yapılan tüm açıklamaların tersi bir hareketle önemli bir indirimle Arroyo'yu ezeli rakibe verdiler. Bununla ilgili söylenecek pek bir söz kalmadı artık. Ocak ayı sonunda yapılacak mali kongrede basketbolun A.Ş. olarak ayrılması ve işin bilenlere verilmesi bu yüzden de çok kritik bir hal aldı.

Gelelim yazımın asıl konusuna. Erman Kunter... Sene başından beri söylüyorum yeni yönetimin yaptığı en doğru işlerden biri. Ancak şu ana kadar da en büyük eleştirileri alan, hatta bir kesim tarafından istifası beklenen kişi de o. Tabii ki onun da yanlışları oldu ancak ona gelene kadar eleştirilmesi gereken çok isim, çok olay var. Beşiktaş Basketbol Şubesi için büyük bir şanstır Erman Kunter. Onun gibi işi bilen birisinin şubede olması gelecek planları adına çok kritik. Çünkü artık sezonluk parlamalardan ve onun sonucunda gelen kayıp sezonlardan bıktık. Zaten gelen haberler başkanın da uzun vadeli planlarla basketbolda uzun yıllar söz sahibi olan bir takım yaratma hedefi içinde olduğu yönünde. Eğer bu hedeflere varmak istiyorsak herkese önemli görevler düşüyor.

                            

En büyük görev şüphesiz ki Erman Kunter'in. Net basketbol seyircisi az, mali bir enkaz içinde olan, geçen seneye kadar başarılarıyla değil kaçan oyuncularıyla gündeme gelen, sponsorsuz ve bugüne kadar gelen paraların futbolda kullanıldığı bir kulüpte yeniden yapılanma yaratmak zorunda. Üstelik tarihi bir sezondan sonra. Ama belki de tüm bunları kabul etmesini sağlayan bir sebebi var. Kunter gönül verdiği kulüpte. Şu ana kadar istediklerini yapabildi mi ya da tam anlamıyla başarılı mı derseniz bu soruya cevabım evet olmaz. Çok büyük şanssızlıklar yaşadı, bazen de kendi hata yaptı. Yeni bir sistemle geldi Erman Hoca buraya. Forvetlerin ceza şutlarını sokması ve pick&roll'lerle gelen net sayılar bu sistemin en kritik noktaları.  Ancak bu sistemin belki de en önemli kısımları olan guard ve forvet kısımlarında büyük arızalar çıktı. Tutku sakatlıktan hala dönemedi, Can bir türlü ritme giremedi, Cevher inanılmaz kötü, Markota istikrarsız ve Dasic de takımdan ayrıldı. Bunun sonucunda sadece son Barca maçının 3 çeyreğinde sistemin net olarak işlediğini söyleyebilirim.

Erman Hocanın da bugüne kadar hataları oldu dediğim gibi. Ancak bunlar kesinlikle bu kadar eleştirilecek hatta hocanın ipini çekecek hatalar değil. Bu noktada bu yoğun eleştirilerin olmaması hatta hata yapsa da hocaya daha fazla destek verilmesi lazım. Erman Hocanın görevi saha içiyle sınırlı değil. Geçen gün okuduğum bir röportajında boş zamanlarında başkanın isteğiyle 3-4 senelik bir plan oluşturduğunu, altyapıdan A takıma büyük bir yapılanma hazırladığını söyledi. Bizim de ihtiyacımız olan tam olarak bu. Bu işin sadece para dökmekle olmadığı artık çok bariz. Belli bir iskelete sahip bir kadroya yapılan ufak rötuşlar ve alttan gelen genç yıldız adaylarıyla devam eden takımlar başarılı oluyor. Beşiktaş'ın da artık bu yola girmesi ve tüm planlarını buna göre yapması lazım.

                          

Yukarıda belirttiğim gibi A.Ş. olmamız çok önemli. Yıllarca yapılan yanlış harcamalar, futbola aktarılan paralar vs. yüzünden sponsorlar bizden kaçıyor. Ayrıca basketbol şubesi içinde basketboldan anlamayan çok kişi var. A.Ş. olduğumuz zaman ise işler daha profesyonellerde olacak. Bunun da Beşiktaş basketboluna ne kadar katkı sağlayacağını söylememe gerek yok sanırım. Avrupa'da bu tip oluşumların içinde fazlasıyla bulunmuş Erman Kunter bu konuda da projeler yaparak yönetime yardımcı oluyor. Eğer ki böyle bir oluşum gerçekleşirse bunun içinde en büyük görevi de o alacak. Bunu da Erman Kunter gibi canı gönülden bir Beşiktaşlı dışında kimsenin yapmasını istemem. Çünkü yıllarca Beşiktaş adını kullanarak x'ler y'ler ceplerini doldurup gittiler. Bu yüzden bu durumdayız. O kişilere gösterilmeyen tepkiler bugün Jerrells'ı neden oynattı, molayı neden almadı vs. gibi çok da önemli olmayan sebeplerden dolayı Erman hocaya gösteriliyor. Bunun gibi basit sebepler yüzünden hocadan ve takımdan ümidi kesmek çok kolaycılık olur. Bugüne kadar bu sabırsızlık bizim başımıza çok iş açtı. Tüm bu uzun vadeli hedefleri düşünmeden yapılan yorumlar tamamıyla zarar verici.

Taraftara işte bu yüzden büyük görev düşüyor. Eğer Beşiktaş bir yerlere gelecekse taraftarının desteğiyle ve işi bilen kişilerin yaptığı planlarla gelecek. Euroleague maçları aşağı yukarı 4500 seyirciye, lig maçları neredeyse boş salona oynanıyor. Buna rağmen hemen hemen her platformda takım ve hoca inanılmaz eleştiriliyor. Son Serhat Çetin olayı üzerinden örnek vereyim. Serhat Çetin geçtiğimiz günlerde kadro dışı kaldı. Bu konuda bile hocanın hatalı olduğunu, takımda mücadele eden tek(!) ismi kendi egosu yüzünden kadro dışı bıraktığı yorumları var. El insaf. Olayın iç yüzünü de anlatacak olursak daha önce de antrenmanlarda Serhat merkezli sıkıntılar yaşanmış, son antrenmanda da hocanın bir kararına kızan Serhat soyunma odasına gidip, tüm çağrılara rağmen dönmemiş. Serhat bu takımda en sevdiğim adamlardan birisi ancak ortada takıma ve hocaya yapılmış bir saygısızlık var. Kesinlikle cezasız kalmamalıydı nitekim öyle oldu fakat bu bile anlamsızca eleştirildi. Taraftar olarak önce şunu anlamamız lazım. Beşiktaş basketbolunda hedefler kısa vadeli değil. 3-4 sene sonrasının temelleri atılıyor ve buna göre bir yol izleniyor. Sabretmek ve desteğe devam etmek bize çok şey getirecek. Bu desteği de duruşuyla, açıklamalarıyla, Beşiktaşlılığıyla Beşiktaş'ın gerçek çocuğu olan Erman Kunter'den başka kimse daha iyi hak edemez.

                             

Tabii ki oyuncuların da büyük bir görevi var bu noktada. Mücadele etmeye devam etmek. Beşiktaş seyircisi kaybettiği zaman bile sonuna kadar mücadele eden bir takım ister. Son Barca maçına kadar kritik maçlarda bir noktada pes eden ve maçı bırakan bir takım vardı. Bu da taraftarı fazlasıyla üzen bir konuydu. Oyuncuların mücadele etmeye devam etmesiyle birlikte taraftar verilen çabayı görecektir ve bugüne kadar olduğu gibi bu çabayı takdir edecektir. Barca maçından sonra o kadar pozitif yorum yapılmasının sebebi net olarak ortaya konan mücadele ve karakterdi.

Basketbol şubesinin belki de tarihinde ilk kez mali olarak +'ya geçtiği, bu kadar düşük bütçeli bir kadroyla Top 16'ya kalınan, ligde üst üste galibiyetler alınan, sene başında Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın kazanıldığı, başta Vidmar olmak üzere eski kulüplerinde facia sezon geçiren oyuncuların ayağa kalktığı ve müthiş bir güvenle oynadığı bir sezona "Kunter etkisi" dersek yanılmayız. 2.yarı sistem daha da oturmuş olacak ve ilk yarı kaybettiğimiz (Efes hariç) tüm takımlarla evimizde oynayacağız. Sakatlarımızın da takıma katılması bekleniyor. Yani daha güzel günler yakın.

Ancak buna rağmen hedefimiz bu sezon değil. Yıllarca başkalarını Beşiktaş'ın çocuğu yapan taraftarın gerçek Beşiktaş'ın çocuğuna sahip çıkmasının getirileri tahmin edilenden de fazla olacak.

5 Aralık 2012 Çarşamba

Koçum Benim #4



Buğra'nın teknik problemlerinden ötürü sadece Fenerbahçe ve Galatasaray konuştuk. Bu sefer bolca Lakers ekledik.

29 Kasım 2012 Perşembe

Koçum Benim #3


Mixcloud oluşumunun iyice kabak tadı vermeye başladığı bugünlerde kayıt en son halini alana kadar çok saatler yedim -laf böyle sokulur-. Artık her hafta açıkalama yapma gereği duymuyorum çünkü gündemimiz aynı. Euroleague, Eurocup ve Lakers ekseninde NBA konuştuk. Buğra yine vuruldu.



8 Kasım 2012 Perşembe

Gencoları Cast | Koçum Benim #2



Hanilerle dolu birinci programımızın üzerinden bir hafta geçti ve dün biz yeni bir kayıt daha yaptık. Podcast işi bizi çok fena içine aldı, sizi de almış olacak ki güzel tepkiler alıyoruz. İçimizden geldiği ve öğretim hayatımız el verdiği sürece devam edeceğimizi de bildirerek bu haftaki yayına geliyorum.

Bu kısımları her hafta yazmaya gerek yok diye düşünüyorum. Euroleague konuştuk üzerine bir de NBA ekledik. Lakers'a hafif bile konuşmuşuz. Mike Brown paşa çok yaşa :






14 Ekim 2012 Pazar

Beşiktaş Euroleague'e Güzel Başladı




Cuma akşamı Beşiktaş tarihinde ilk Euroleague mücadelesine çıktı.Rakip eski gücünde olmasa da yine de belli bir ekolün temsilcisi olan Partizan'dı.Ancak Beşiktaş güzel bir oyunla rakibini 81-65 gibi net bir skorla mağlup ederek Euroleague'e güzel bir başlangıç yaptı.

Maçı genel olarak değerlendirecek olursak Beşiktaş sert ve iyi savunma yaptı.Topa baskıyı çok iyi yaptı ve rakibin ters eşleşmeleri kullanmasını genel olarak engelledi.Hücumda da kısalardan büyük katkı geldi.Jerrells ve Christopher sayılarıyla,Tutku da paslarıyla hücumu yönlendirdi.Beşiktaş genç rakibini bozup oyunun kontrolünü eline geçirdi ve böylece istediği galibiyete uzandı.İlk maçlar her zaman zordur,Beşiktaş için ek olarak tarihi bir maç olduğundan maç öncesinde baskıyla nasıl baş edileceği önemli bir soru işaretiydi.Ancak siyah beyazlı ekip bu konuda gayet başarılıydı.Erman Kunter'in payı tabi ki çok fazla bunda.Oyuncuların maça gayet iyi hazırlandığı belliydi.Türkiye Kupası maçlarından çok daha konsantre bir Beşiktaş izledik bu maçta.

Beşiktaş zor bir grupta yer alıyor.Siyah beyazlı ekibin gruptan çıkmak için evinde maksimum 1 maç kaybetmesi lazım diyebiliriz.Bu yüzden İstanbul'da oynanacak her maç gerçekten çok önemli.Cska ve Barcelona'nın gruptan büyük bir aksilik olmadığı takdirde çıkacağını varsayabiliriz.Bu anlamda gruptan çıkma konusunda büyük rakiplerinden biri olan Partizan'ı böyle farklı bir skorla geçmesi de ilerisi için Beşiktaş'a hem moral olarak hem puan olarak hem de sayı olarak önemli bir avantaj sağlayacak.



Beşiktaş uzunlarına değinecek olursak pivot bölgesinde oynayan Falker ve Vidmar bana göre gayet iyi maç çıkardı.Özellikle savunma konusunda çok başarılıydılar zaten yaptıkları 5 blok da bunun göstergesi.Bazı pozisyonlarda bence ucuz düdükler çalındı aleyhlerine ama yine de ikisi de mücadele konusunda ellerinden geleni yaptılar.Hücum konusunda ise 4.çeyreğin hemen başında Vidmar'dan oynamak çok doğru bir karardı.Zaten o da 3 faul yaptırdı hemen çeyrek başında ve böylece Partizan savunmasının direncini kırdı.Ancak yine en önemli sıkıntısı olan topu gereksiz yere indirmeyi bu maç da devam etti.Falker da mücadeleci oyunuyla dikkat çekti Beşiktaş formasıyla ilk maçında.Taraftarın seveceği cinsten bir oyun stili var Falker'ın.Sezon ilerledikçe daha fazla katkı vereceğini düşünüyorum.



Beşiktaş bana göre son zamanlardaki en büyük sıkıntısını belki de en beklemediğim yerden yaşıyor,4 numara pozisyonundan.Dasic,Cevher,Markota ve Barış gibi oyuncular var bu bölgede ancak beklenen katkı gelmiyor diyebiliriz.Bu maçta da Dasic bir türlü oyuna giremedi.Markota savunma kısmında yine gerekeni yaptı ancak hücumda yetersizdi.Barış Hersek girdiği dönemde 2 üçlük attı ancak onun da sürekliliği yok.Bana göre çok iyi bir maç geçiren Cevher de ne yazık ki sakatlandı.Çok şükür önemli bir şeyi yokmuş Cevher'in.Kısa bir beş deniyor Beşiktaş.Bu sistem içerisinde bu oyuncuların yeri çok önemli.Sistem oturdukça özellikle Dasic'in katkısının artmasını bekliyorum ancak 4 numara pozisyonu şu an zayıf karnı olarak dikkat çekiyor Beşiktaş'ın.


Beşiktaş'ın sezon başından beri belki de en büyük soru işareti Jerrells'da ise olumlu yönde büyük bir değişim var.Türkiye Kupası maçlarında dikkatimi çekmişti maçlar içerisindeki Jerrells-Erman Kunter diyaloğu.Maç içerisinde sürekli Erman Kunter ile konuşuyor Jerrells.Belli ki Erman Kunter bu konuda ipleri eline almaya karar vermiş.Maç içerisinde konsantrasyonunu kaybetmesi Jerrells'ın en büyük sorunuydu.Bunu büyük ölçüde çözmüş görünüyor.Bu maçta da gayet olumlu oynadı.Sene içerisinde kontrol altında kalmaya devam etmesi Beşiktaş için çok önemli.

Bir paragraf da maçın yıldızı Patrick Christopher'a açmak istiyorum.Ne kadar doğru bir transfer olduğunu her maç kanıtlıyor Patrick.Bu maçta da yine hem hücumda hem savunmada takımı sırtladı.Özellikle 2.yarı art arda attığı üçlüklerle Partizanın gardını tamamen indirdi.Savunmada da hem kendi adamına hem de pas kanallarına müthiş bir baskı yapıyor.Mücadele konusunda da elinden gelenin fazlasını yapıyor.Beşiktaş taraftarını ateşleyen isimlerin başında geliyor.Jerrells'la birlikte yaptıkları alley-oop da bu müthiş performansını süsleyen bir hareket oldu.


Son olarak Beşiktaş seyircisine değinmek istiyorum.Cuma günkü maça 6100 biletli taraftar gelmiş.Gelen herkesi tebrik ediyorum gerçekten salonda inanılmaz bir atmosfer oluştu.Basketbol anlamında Beşiktaş adına gördüğüm en güzel atmosferlerden biriydi.Taraftar takımı ateşledi takım da taraftarı.Ancak bu takım daha fazla seyirciyi hak ediyor.4 kupa kazanmış,tarihinde ilk Euroleague maçını oynayan ve mali açıdan desteğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olan Beşiktaş'ın dopdolu bir salon hak ettiğini söylersem yanılmış olmam.

Sonuç olarak Beşiktaş Euroleague'e gayet güzel bir başlangıç yaptı.Eski gücünde olmasa da sonuçta oynanan rakip Partizan'dı ve küçümsenmeyecek bir galibiyet aldı siyah beyazlı ekip.Oyun olarak da çok konsantre gözüktü ve ilerisi için olumlu sinyaller verdi.İlerleyen haftalarda oturan sistemle performansın artacağını düşünüyorum.


29 Eylül 2012 Cumartesi

Beşiktaş Takım Tanıtımı


Geçtiğimiz sezon hiç kimsenin beklemediği bir şekilde rüya gibi bir sezon geçiren Beşiktaş 3 kupa kazanarak tarihi bir sezon geçirmişti. Ancak Beşiktaş’ın içinde bulunduğu mali krizden basketbol şubesi de etkilendi ve şampiyon kadronun büyük kısmı ve teknik ekip takımdan ayrıldı. Bunun sonucunda basketbol şubesinde sil baştan yapılmak zorunda kalındı.

Koç olarak camianın sevilen isimlerinden Erman Kunter ile anlaşıldı. Ayrıca Türk basketbolu efsanelerinden Haluk Yıldırım da genel menajerlik görevine getirildi. Kısıtlı bütçelerle kazandığı büyük başarılarla biliniyor Erman Kunter ayrıca Beşiktaş formasıyla da mücadele etmiş Beşiktaşlılığıyla bilinen bir koç. Beşiktaş yönetimi basketbol şubesini doğru kişilere teslim etti bence bu hamlelerle. Rüya gibi bir sezonun ardından bu kadar büyük bir değişimi kimse istemezdi elbette ama bu hamlelerle Beşiktaş uzun vadeli bir planlar yaptığını gösterdi. Yıllarca başarılı kadrolar kurup ve en sonunda şampiyonluğu da gören ama daha sonra hepsinin elimizden uçmasına tanık olan,başarılarla değil sorunlarla gündeme gelen takımları izleyen biri olarak bu planı sonuna kadar destekliyorum ben de.

Geçen seneki kadrodan sadece Serhat, Barış ve sakatlığı nedeniyle uzun süredir basketboldan uzak kalan Can Akın kaldı. Sponsor arayışları da istenildiği gibi gitmedi bir türlü ve mecburen dar bütçeli bir kadro kurulmak zorunda kalındı. Bu konuda işin uzmanlarından Erman Kunter gibi bir adam olunca yine de güzel hamleler geldi diyebiliriz. Özellikle Dasic ve Christopher çok önemli işler yapacaktır diye düşünüyorum bu sene. Geçen sene Beşiktaş’ın en zayıf karnı olarak gözüken yerli rotasyonuna da çok önemli takviyeler yapıldı ve daha geniş bir rotasyon kuruldu.

Yeniler ve Kadro Yapılanması

Pg:Tutku Açık,Curtis Jerrells,Can Akın,Kartal Özmızrak
Sg:
Muratcan Güler,Patrick Christopher
Sf:
Serhat Çetin,Vladimir Dasic
Pf:
Damir Markota,Cevher Özer,Barış Hersek,Randal Falker
C:
Gasper Vidmar
                             


                           


                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             

Kadro böyle sonuç olarak geçtiğimiz seneye göre çok mütevazi ama daha mücadeleci. Gasper Vidmar’ın yerli statüsüne geçememesi sonrasında Falker bir sakatlık olmadığı sürece sadece Euroleague maçlarında yer alacak gibi gözüküyor. Erman Hocanın bu sene kısa bir beşle oynamak istediğini gördük sezon öncesi turnuvalarında zaten takımda da Vidmar dışında gerçek bir pivot yok. Sezon öncesi 2 turnuvaya katıldı Beşiktaş bu turnuvalar üzerinden bu sezon oynanacak basketbola dair çıkarımlar yapmak mümkün özellikle Beko Cup daha belirleyici bence.

Rixos Cup’ta Dasic-Serhat-Markota gibi bu seneki kadronun önemli parçaları yoktu ancak buna rağmen çok iyi mücadele etti Beşiktaş. Geriye düştüğü maçlarda dahi pes etmedi fakat burada en çok dikkatimi son anlarda yapılan tercih yanlışları çekti. Bunun da en büyük sebebi Jerrells’ın böyle anlarda takım disiplininden koparak daha bireysel fakat daha yanlış kararlar vermesi bence. Ancak hem o turnuvanın ilk turnuva olması hem de Jerrells’ın daha yeni takıma katılması sebebiyle mazur görülebilir. Tutku’nun sahada olduğu dönemlerde daha doğru hücumlar etti siyah beyazlı ekip. Vidmar gibi pick&roll’ü iyi oynayan bir uzun olması da bunun olmasındaki en büyük etkenlerden. Rixos’ta dikkat çeken bir diğer nokta Beşiktaş’ın çok değişken hücum etmesi. Bir maçta dış şutlarla etkili olurken diğer maçta içeri penetrelerle etkili oldu Beşiktaş bu çok olumlu bir gelişme ancak maçın bazı bölümlerinde de hücumda çok tıkandı.

Beko Cup’ta eksiklerin takıma katılmasıyla birlikte daha doğru değerlendirme yapmak mümkün oldu. Dasic ve Markota Erman Kunter’in düşündüğü sisteme çok uygun isimler olduklarını gösterdiler. Özellikle Dasic’in hem 3 hem de 4 numara oynayabilmesi büyük avantaj. Zaten Eurobasket elemelerinde de ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Serhat’ın da takımdaki varlığı beyin seviyesine çok olumlu etki yapıyor. O sahadayken daha doğru hücum ediyor Beşiktaş.Christopher takımın savunmada ve hücumda ihtiyacı olduğu her anda başarıyla sorumluluk alıyor. Hawkins gibi bir oyuncunun gidişinin ardından Beşiktaş’ın bu tip bir oyuncuya çok ihtiyacı vardı. Jerrells Rixos’a göre daha derli topluydu bu turnuvada ama yine de tercih konusunda bir guarda göre çok hatalar yapıyor. Ancak son maçlarda Erman Kunter Tutku ve Jerrells’ı aynı anda kullandı. Böylece Jerrells’ın deliciliğinden daha çok yararlanıldı ki böylesi bence daha doğru olacak. Can Akın’ın da ne kadar sağlıklı döneceği bu planda önemli bir yer kaplıyor.


                           


Artılar

Erman Kunter Beşiktaş’ta bu sene kısa beşli sistemi düşünüyor. Hem yaptığı transferlerden hem de Beko Cup’taki oyundan anlayabiliyoruz bunu. 4 numara pozisyonunda kullanılan Dasic’in ribauntu alıp direk topla birlikte hücuma çıkması çok rahat basketler olmasını sağlıyor. Ayrıca uzunların dış şut tehtidi olması rakip takımları zor durumda bırakıyor, rakip uzunların dışarı çıkmasına sebep oluyor ve eşleşme dezavantajları yaşatıyor.

Guard bölgesinde de değişik stilde oyuncular var bu da Beşiktaş'ın hücumlarının rahatlıkla değişkenlik gösterebileceğinin bir işareti. Tutku daha çok oynatmaya yönelik bir guardken Jerrells daha delici ve skorer bir guard. Can Akın'sa sakatlanana kadar çok faydalı bir oyun ortaya koyuyordu.Onun da sağlıklı dönmesiyle bu bölgedeki çeşitlilik daha da artacaktır.

Bir diğer artıya gelirsek Fenerbahçe'de bir türlü istenileni veremeyen Gasper Vidmar'ın Erman Kunter koçluğunda çok daha verimli basketbol oynamaya başlaması. Vidmar kendisinden en iyi şekilde faydalanabilecek bir koçla birlikte ayrıca sahada da onun oyun stilini destekleyen Tutku Açık ta var.Takımdaki tek gerçek pivot olması onun önemini daha da arttırıyor.

Muratcan,Serhat ve Christopher gibi topa çok iyi baskı yapabilen kısalar bulunması da Beşiktaş'ın bir diğer avantajı. Böylece tempoyu arttırıp kapılan toplarla rahat basketler bulabilir Beşiktaş ayrıca topu çalamasa bile  rakibin hücum süresinden yemiş olur ve doğru hücum etmesini engeller. Bu üçlüyü temponun artması gereken zamanlarda aynı anda sahada görmemiz yüksek ihtimal.

                                                                  
         

                                                                                                                                                                                 


Eksiler


Kısa beşli sistemin olumsuz yanları da var tabi.Sahada gerçek bir pivot olmadan Beşiktaş ortayı kapatmakta sıkıntılar yaşadı. Rixos’ta Stimac özellikle perişan etti oradan Beşiktaş’ı. Bu tip uzunlara karşı sıkıntı yaşayacaktır Beşiktaş. Bir diğer olumsuz yöne gelirsek ribauntlarda çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Net ribaunt almakta zorluk yaşıyor ve bu yüzden de o aradığı hızlı hücumlara rahat çıkamıyor Beşiktaş.

Bir diğer olumsuz sebepse benim başından beri transferini eleştirdiğim Jerrells. Tercih konusunda ciddi sıkıntıları olan bir guard böylece sistemden koparak takımın ritmini bozabiliyor. Oyunu gereksiz yere bireysele döküp takımına zarar verdiği anlar oluyor Jerrells'ın. Bunu ne kadar kontrol altında tutacak Erman Hoca bu çok önemli.

Son olarak psikolojik bir baskı da var Beşiktaş'a.Şampiyon kadronun dağılması üstüne 3 kupalı takıma sponsor da bulunamaması taraftarı çok mutsuz etti. Şu anki basket takımına karşı bir ön yargı var belli kesimlerde ve muhtemelen takımın taraftarı tekrar salona çekmesi gerekecek. Ayrıca olası olumsuz sonuçlarda da takıma gerekenden daha ağır eleştiriler gelecektir. Beşiktaş'ın bununla da mücadele etmesi gerekecek özellikle sezonun ilk kısmında.



Beklentiler

Beşiktaş bu sene sadece ligde ve tarihinde ilk kez Euroleague arenasında mücadele edecek. Erman Kunter’e ve kurduğu kadroya çok güveniyorum. Çok sert çok mücadeleci bir takım. Eksikleri de var ancak yine de özellikle evindeki maçlarda herkesi yenebilecek bir kadro oluştu. Ligde yarı final ve sonrası hedef tabi ki. Çok güçlü kadrolar var ligde şampiyonluk zor gözüküyor ancak yine de yabana atılmaması gereken bir takım Beşiktaş. Euroleague içinse çok zor bir grup içinde siyah beyazlı ekip ama yine de gruptan çıkmak hedef olmalı. Kaybetse bile pes etmeyen, mücadelesiyle alkış alan bir takım en büyük isteğim bu seneden.


Ancak asıl beklentim bu teknik ekibe güvenip basketbol anlamında Beşiktaş’ta sağlıklı bir düzen oluşturulması ve dönem dönem değil sürekli zirveye oynayan bir yapı kurulması. Bunun için de doğru isimler var bu işin başında.