19 Temmuz 2010 Pazartesi

Nejat Sayman Röportajı


-->
Öncelikle aylar önce bu röportajı yapacağımızı duyruduğumuz halde bu zamana kadar yayınlayamadığımız için özür dileriz. Gerek Sayın Nejat Sayman'ın gerekse bizlerin programlarının yoğunluğu sebebiyle böyle bir gecikme yaşandı.
Röportaj isteğimizi kırmayıp, yoğun programına rağmen cevaplamaktan zevk aldığını belirttiği için Nejat Sayman'a teşekkür ederiz. Sizlere de röportajlarımızın devam edeceğini söylemekten zevk duyuyoruz =)

1- Sizi daha yakından tanımak isteyen basketbolseverlere biraz kendinizden bahseder misiniz?

Öncelikle 1962 doğumluyum. İstanbul’lu bir ailenin 3. Erkek çocuğuyum, en küçük benim ailede. Evliyim ve eşim bir kız bebek bekliyor .23 yıllık antrenörlüğümün yanında 10 yıldır TV yorumculuğu ve web sitesi editörlüğü yapıyorum. www.megabasket.net 10 yıllık web sitem, artık ekranı bırakıp sahaya dönmek istiyorum.Adrenalin beni bekliyor sanırım….

2- Basketbola başlama hikayeniz nedir?

14 yaşında basketbola Fenerbahçe’de başlayıp 24 yaşında Paşabahçe’de aktif sporculuk yaşamımı noktalayıp antrenörlüğe döndüm. Bu arada 2 yıl Taç Spor forması ile 1.ligde Turhan Koray’ın yedeği olarak oynadım. 23 yıllık antrenörüm.Paşabahçe,Efes Pilsen,Ülker,Galatasaray,Beşiktaş,Antalya Muratpaşa Belediyesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde antrenörlük yaptım.

3- Altyapıda bir çok takımı çalıştırdınız.Size göre gelecekte ligi domine edebilecek, belkide NBA'e gidebilecek bir oyuncu var mı?

Şu an alt yapılarda önemli derecede bir tıkanma söz konusu, çünkü ligde 5 yabancı birden oynuyor. Bunlardan 3 tanesi her an sahadaki beşin içinde oluyor. Türk oyuncular oynayacak zamanı zor buluyor. Bazı takımlar 8 yabancı birden getirdiğinde o kulübün genç takımındaki yetenekli çocukların umudu kayboluyor çünkü fazla yabancı nedeniyle A takımda antrenmana dahi çıkamıyorlar. Antrenörlerin ise motivasyon ve inancı bitiyor.Yabancı hayranlaığımız her zaman üst seviyede nedense(!)

4- Türkiye'de Basketbola eğilimi ve Basketbol eğitimini yeterli buluyor musunuz?

Türk insanı basketbolu çok seviyor ve bence bu spora karşı çok yetenekli, ancak en iyi ve verimli şartları hazırlamakta zorlanıyoruz. Alt yapıların rahat çalışabileceği salonlar gerek, A takımdan kalan saatlerde alt yapılar çalışmaya çalışıyor. Hele İstanbul’un zor yaşam koşulları oyuncuları eğitim ile spor arasında bırakıyor. Basketbolda Dünya Şampiyonası sonrası yeniden bir revizyon gerekiyor.Okul sporları ve alt yapılar başta olmak üzere..

5- TBL'de bu sene kıran kırana bir mücadele söz konusu, bunu neye bağlıyorsunuz? Ligimizin kalitesi hakkında yorumlarınızı alabilir miyiz?

Kıran Kırana bir mücadele oduğu kesin ama kalite için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Bir çok takım sert savunma ile standardı yakaladı ama hücum zenginliği bence hiç yoktu. Finali oynayan Efes Pilsen ve Fenerbahçe Ülker bile ortaya çok iyi basketbol koyamadılar. Rakipler yeterince mücadele etmeyince zirvedeki takımlar oynadıkları bir çok maçtan hiç verim alamıyorlar. Düşen bütçeler ve ödenmeyen paralar bazı oyuncuların ülkemizden erken gitmesine ve kalitenin düşmesine neden oldular.

6- Avrupada başarı sağlamak adına takımlarımızda eksik olan şey nedir?

Avrupa’da başarıyı hep bütçe arttırıp yıldız oyuncu almakla halledeceğimizi sanıyoruz. Yıllardır Partizan’ı anlatıyorum. İşte ispatı; 3 yılda neler yaptılar. Partizan kadrosundaki hiçbir oyuncuyu bir çok Türk takımı antrenmanına bile almaz, ancak müthiş üretici bir Koç ile hep doğruları yapan bir kulüp yönetimi her yıl destan yazıyor. Önce yönetici gerek ülkeye, kulüplere çok para harcatıp sıfır verim alınıyor. Fenerbahçe Ülker’in gençleştirme harekatı büyük bir başarı ile sonuçlandı ve bu sezon 2 kupa birden geldi. Vidmar,Emir,Semih,Ömer Aşık,Oğuz,Enes hep 3-4 yıl öncenin plan ve programının eseri. Fenerbahçe Ülker uçtu gitti. Salonları bittiğinde gerçek imparatorluğu kuracaklar. Kimse yıllarca yakalayamaz. Bunu 2 senedir anlatmaya çalışıyorum, umarım artık anlaşılmıştır….


7- Tanjevic'in sağlık durumu Fenerbahçe Ülker'i sezonun geri kalanında ve playoffta nasıl etkiledi?

Fenebahçe Ülker bu sezon çok sorun yaşadı; önce Efes Pilsen ile sözleşme imzalayan Mirsad uzun süreli bir ceza alıp bench’de havlu salladı ve bence aklı başına geldi. Ardından Solomon’un gidişi ve Ukic’in gelişi arasındaki sürede çok yıprandılar. Ömer Aşık’ın köprücük kemiğinin kırılması ve Giricek’in bitmeyen sakatlıkları kadroyu çok kısıtlı hale getirdi. Euroleague’den bu nedenle elendiler. Ancak Ukic geldikten sonra bambaşka bir kimlikle oynama başladılar. Kupa’da bunun sinyallerini verdiler. Tanjevic Yugoslav ekolünden bir oyun kurucu yakalayınca gerçek basketbolunu sahada sergilemeye başladı, tam işler iyi giderken rahatsızlandı. Bence kurulu düzeni biraz revizyon ile Ertuğrul Erdoğan müthiş yönetti ve şampiyonlukta önemli pay sahibi oldu. Tanjevic-Ertuğrul Erdoğan ikilisi doğruları yaptı ki Fenerbahçe Ülker tarihinde ilk kez 2 kupa birden aldı.

8- Beşiktaş Cola Turka'nın transfer politikasını artık hepimiz ezberledik. Her sene neredeyse sıfırdan takım yaratmaya çalışılıyor. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Beşiktaş Cola Turka mali istikrarı sağlayamadığı müddetçe hiç finallerin takımı olamayacak. Her yıl aynı sorunu yaşıyorlar.Ergin Ataman’ın Koç olduğu yıl o kadar abartılı para harcadılar ki hala toparlayamıyorlar. Beşiktaş alt yapısını çok mükemmel hale getirmek ve ürettiği oyuncular ile oynamak zorunda. Yönetimler bu gerçeği fazla sevmiyor, hep transfer ve hep havalı olmak işlerine geliyor. 5 ay oyuncuya para ödemezseniz finalleri TV’den izlersiniz. Türk oyuncular çok karekterli olduğu için 2 yıldır başarılı gözüktüler.


9- Efes Pilsen yıllardır olduğu gibi bu senede şampiyonluğa oynadı. Efes Pilsen hakkında genel bir yorum alsak sizden?

Efes Pilsen’in şampiyonluk dışında hiçbir zaman hedefi olmadı. Tuncay Özilhan asla idare edecek bir takım kurmadı. Özellikle Ataman’lı dönemde harcamalar lüzumsuz şekilde astronomik bir hale geldi. Türkiye ekonomisi bu paraları kaldırmaz, çok büyük hata yaptılar. Alt yapı değerlerini rafa kaldırdılar, üretici olmak yerine tüketici oldular. Geçersiz bir basketbol modeli ile Avrupa’da çok imaj kaybettiler. Şimdi ise kapanma gündemde, 34 yıllık bir kulübün hemde Efes gibi bir kulübün devamlılığı şart. Umarım siyasiler doğru kararı verir ve Efes Pilsen Prokom ya da CSKA gibi bir takım ile birleşip varlığını yurt dışında sürdürmek zorunda kalmaz.

Bonus Soru: Charles Smith'e karşı özel bi sevginizin olduğunu düşünüyorum, yanılıyor muyum ?

Charles Smith çok özel bir oyuncudur. Öncelikle müthiş iş ahlakı olan bir oyuncu, 35 yaşında olmasına rağmen Efes Pilsen’in hem savunma ve hemde hücumdaki en büyük silahı. Sahanın 2 tarafını da aynı gayret ve ciddiyette oynuyor. Türk basketbolcusuna çok güzel bir örnek, İspanya’da tapılan bir isim. Efes Pilsen ile Madrid deplasmanına gittiğinde sevgi seli ile karşılaşıyor. Bunları yaratmak kolay değil. Basketbolu bıraktığında çok üzüleceğim.


10- NBA'i takip ediyor musunuz, tuttuğunuz bir takım var mı? Temsilcilerimizi nasıl buluyorsunuz?

NBA çok ilgi alanıma girmez. O yüzden hiç yorum yapmamaya çalışırım çünkü bir insan her şeyi bilemez. Bu işin uzmanları varken bu konuda bana yorum yapmak düşmez. Ben sadece Jordan döneminde fanatik olmasa da iyi bir Chicago’lu oldum ve asla takımımı terk etmedim. Çok kötü ve başarısız yıllar geçirdik şimdi Koç değişimi yaşanıyor. Biraz bu sezon hareketlendiğimizi düşünüyorum. Keşke Jordan takımın başında olsa... Bir gün tıpkı Lakers ve Celtics gibi Chicago’da finali oynayıp şampiyon olan hale gelecek.Kalpten inanıyorum.

Ersan bence müthiş bir yıl geçirdi. Bucks’ın play-off oynamasında büyük etken oldu. Çok sakin ve iyi bir takım oyuncusu, çıkışı bence sürecektir. Ersan’ı Türkiye’ye getiren Ülker’di, Alaeddin Yakan ve arkadaşlarının emeği büyük. Türk basketbolu için olağanüstü bir kazanç.
Mehmet Okur iyi oynadığı bir sezonda kötü bir sakatlık yaşadı. Kariyeri bile tehlikede diye düşünüyorum çünkü uzun oyuncular birazda yaşa bağlı olarak ağır kilolarıyla bu tip sakatlıkları atlatmakta zorlanıyorlar. İnşallah Mehmet Okur çabuk atlatır ve Utah’ın gururu olmayı sürdürür.
Hidayet Türkoğlu mutsuz olduğu bir takımda oynuyor. Bence kötü bir seçim yaptı ve çok sevildiği NBA finalisti Orlando’da üçe beşe bakmadan oynamalıydı. Demeçlerinde parasal neden olmadığını söylüyor ama inandırıcı bulmadım. Tırnakları ile kazıyarak elde ettiği kariyerini tehlikeye soktu. Şimdi yeniden atak yapması gerek ama Toronto’da bu ihtimal çok zayıf. Yüksek kontratı nedeniyle takas işinde de önü tıkalı görünüyor. Milli takım performansı onu belki yeniden mutlu bir insan yapar ve NBA’e mutlu döner. O zaman hamle edebilir belki.

4 yorum:

Enes dedi ki...

GS Cafe Crown üvey evlat muamelesi görmüş heralde sorular sorulurken :)

Faruk dedi ki...

GS Cafe Crown ile alakalı bir soru sormuştuk kendisine ancak sorulara geç cevap verdiğinden dolayı, sorunun döneminin geçtiğini söyleyip yanıtsız bıraktı.
Yoksa GS Cafe Crown üvey evlat değil =)

MixBasket - Ozan Aktay dedi ki...

Elinize sağlık.

Sheed dedi ki...

fotoğraftaki charles smith değil, antonio granger ha.. haberiniz yoksa düzelteyim..

yeni röportajları bekliyoruz..